Hayatının yarısı Asya Kıtası'nda, yarısı Avrupa Kıtası'nda geçen bir adamın İstanblogladıkları...
şehir merkezi > Arşiv > 17-Mayıs-06
Arşiv > 17-Mayıs-06
Başlıkta bahsedilen kişi benim :) Kızıltoprak’ta oturuyorum, Fenerbahçe Stadına hemen 100-150 metre mesafede. Hazır şampiyon olmuşken “Fenerbahçe Stadının yakınında oturan Galatasaraylı�" olmak ne demek biraz anlatayım istedim.

Fenerbahçe Stadının yakınında oturan Galatasaraylı olmak demek, Fenerbahçe maçları olduğu zaman evinizin önünde birden değnekçilerin belirmesi, arabanızı her zaman park ettiğiniz yer için utanmadan sizden para istemeleri demek. (İstanbul’daki bu değnekçi olayına da bir ara değinmek istiyorum)

Fenerbahçe Stadının yakınında oturan Galatasaraylı olmak demek, arabanıza Galatasaray’la ilgili hiç bir şey koyamamanız demek. Hele evimin önünde bir grup Fenerbahçe taraftarının üzerinde Galatasaray forması var diye bir kaç kişiyi dövdüğünü gördükten sonra...

Fenerbahçe Stadının yakınında oturan Galatasaraylı olmak demek, Fenerbahçe maçını izlemeseniz bile gol attığını seslerden öğrenebilmeniz ve kıl olmanız demek... Ama 90 dakika boyunca stattan hiç ses gelmezse Fenerbahçe’nin hiç gol atamadığını öğrenip sevinmek demek :)

Fenerbahçe Stadının yakınında oturan Galatasaraylı olmak demek, Fenerbahçe taraftarının çoluk-çocuk ailecek, keyifle, güzel bir statta maç seyretmelerini görüp imrenmek demek...

Ve son olarak Fenerbahçe Stadının yakınında oturan Galatasaraylı olmak demek, şampiyon olduktan sonra çıkıp arabayla keyifle bir şampiyonluk turu atamamak demek.* Yani, Bağdat Caddesini sarı lacivert bayraklarla süsleyerek şampiyonluk turu atmaya hazırlanan Fenerlilerin maç sonrası yüzlerinin halini görememek demek :)


* Bir ara çıkacaktık ama iyi ki çıkmamışız. Çünkü ertesi gün haberlerden gördüğüm kadarıyla Fenerbahçeliler caddede olay çıkarmış... Hatta, üzerinde Fenerbahçe forması olan taksicinin birini Galatasaraylı sanıp arabasına meşale atmışlar :(
Yorum Ekleyin | 17-Mayıs-06 | mixtanbul
Bu sabah birinci köprü trafiği felaketti. Şimdi hemen “Zaten hep öyle�" demeyin... Fenerbahçe Stadı girişine kadar tıkalı olduğunu ben ilk defa görüyorum. Trafik ilerlemeyince çok zekice(!) bir kararla köprüden önce ilk çıkıştan Fatih Sultan Mehmet köprüsü yoluna döndüm. Tahmin edin ne oldu, trafik yine berbattı. Balmumcu’daki işyerine Fatih Sultan Mehmet köprüsünden gitmeye çalışan akıllı ben, trafik sıkışınca bir an kendimi İstanbul’a küfrederken buldum... Ama ne küfür :)

Dur kalklarla bir şekilde zar zor ilerledim ve karşıya geçtim, önce hemen Boğaziçi Üniversitesi’nin oradan Bebek’e indim ve sahilden Ortaköy’e ulaşarak ordan Balmumcu’ya ulaştım. 15 dakika önce İstanbul’a her türlü küfürü eden ben, Bebek’e inerkenki dar sokaklarda kendimi küçük bir tatil kasabasındaymışım gibi hissedince, sahil yolundan ilerlerken boğazla göz göze gelince kendimden utandım ve oracıkta İstanbul’dan özür diledim.

Hatta burada bir kez daha huzurlarınızda kendisinden özür diliyorum :)

Neyse, artık yarın sabah yol durumunu Murat Kazanasmaz’dan dinlerim de iş yerine 1,5 saatte ulaşmam :)

Bu kadar gecikmeden sonra bir de İstanbloglarken zaman kaybetmeyeyim diyor ve hemen işimin başına dönüyorum.
Yorumlar (3) | 17-Mayıs-06 | havadistanbul
ARA
Mayıs 2006
PzrPztSaÇaPeCuCts
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031
Yıllık Arşiv
Son Fotoğraflar
1. Köprüden Geçer
"Scream 5 Lira Abi"
Küresel Isınma
216? 212?
216
212